3 Aralık 2010 Cuma

Dostluk üstüne

Günümüzün kaybolan değerleri nedir diye saysanız sanırım ''dostluk'' değerleri ilk sıralarda yer alır. Dost, yaşamımıza kendi ellerimizle yerleştirdiğimiz ve çıkmaması için emek verdiğimiz en kıymetli yaşam arkadaşlarımız. Dost çoğu aileden öte, kendi kendimize söyleyemediklerimizi yüzümüze vurabilendir. Dost biz onu hiç aramasak da hep içimizdekidir. Acı söyleyendir gerçekten de.. emek sarfedendir bize.. biz haline getirendir ikilikleri. Dost kızmaz, küsmez, yalan dolan bilmez, diliyle döver, diliyle sever, düşünmez.. dost önce seni sonra kendini düşünür. Bu nedenle kaybolan değerdir... egoların tavana vurduğu günümüzde nesli tükenen en kıymetli değerdir. Dost sınanır türlü çeşitli ki dost olsun, mertebe kazansın. Dost bildiklerinizi sınayın. Para verin, alın, sır verin, sarhoş olun, gözdesine sevgi duyun, tokatlayın, saldırın, yüzüne vurun, uyuyun, saf sevgi verin, seyahate gidin, hasta olun, değer bildiklerini eleştirin, sinirlendirin ve izleyin yorumlayın ve karar verin ve unutmayın onu kazanmak zor dur ama eğer gerçekse kaybetmek olası değildir.

Kocaoğlan ( Emine nin annesinin kedisi )

Bu güzel oğlan aslında Emine'nin kedisinin oğlu ama annesini geçti tabi kocaman ve çok tatlı bir şişko oğlan oldu. E annesini tanımıyor tabi artık. Kocaman gözleri var ve çok ama çok şeker bir tüy yumağı.

1 Aralık 2010 Çarşamba

Göksu Deresi efeleri

Göksu Deresi'ne orada olduğunu bilmeden gittik. Aslında Anadolu Feneri'ne gidiyordum ve doğrusu yol üstünde bu kadar hoş semtler olduğunu bilmiyordum. Son derece şirin bir semt ve sanki İstanbul'da değil de bambaşka bir yerdesiniz hissiyle dolaşıyorsunuz. Hollanda'yı andırır bir kanal kenarında şirin bir kafede oturduk ve huzurlu bir çay sefası yaptık. E izleyicileri de unutmadık tabii ki ve işte izleyicilerimiz. Resimlerini ekliyorum :)) balıkları ve burunlarına dolan nefis mama kokularını öylesine yakından izliyorlardı ki :))

28 Kasım 2010 Pazar

Sookie


Sookie ismi True Blood dizisinden geliyor. Kadın kahramanımızın ismi. Sookie Simin'in kedisi. Ortaköy baronağından alınma ve iki gözü kör. Henüz bebek daha büyüyecek. Eve ilk geldiğinde evdeki eşyaları öğreninceye kadar biraz zorlanmasına rağmen şimdilerde herşeyin yerini öğrendiği gibi oyun bile oynamaya başlamış. Müzik dinlemeye bayılıyor ama öyle böyle değil görmelisiniz boynunu hafifçe yana yatırıyor ve dikkatle sesin geldiği yöne bakarak hiç sıkılmadan öylece duruyor. Kucak tabiki çok seviyor. Maalesef astımı var ve geceleri çok horluyormuş. Simin'i bu güzel sevgisi için kutluyorum ve umarım Sookie de çok mutludur ve uzun ve sağlıklı yaşar.

Şerafettin ( Şero)



Şerafettin yeğenlerimin oğlu. Kocaman sevgi dolu bir oğlan. Upuzun bıyıkları var, kuyruğu biraz ince, gövdesine nazaran ince azıcık çünki bayağı yapılı. İnsan canlısı, hemen sevilsin ister kucağa gelip oturur sokulgan bir bey kendisi... Bu aralar onlar yeni bir yere taşındı, yüksek bir binadalar o nedenle sokağa çıkamıyor ve sanki biraz sıkılmış gibi... Balkonlarda gezmek ona yetmiyor e biraz da düşeceği korkusu ile sakınılınca evde kalakaldı.